Rehinli Borçların Yapılandırılması Stratejileri

Konkordato Sürecinde Banka ve Finansman Yönetimi

Rehinli Borçlar

Konkordato sürecinde en çok merak edilen konulardan biri, üzerinde rehin veya ipotek bulunan varlıkların durumudur. Rehinli alacaklılar, adi alacaklılara göre daha imtiyazlı bir konumda olsalar da, doğru bir yapılandırma stratejisi ile bu borçların yönetilmesi mümkündür.

Rehinli Alacaklılar ve Mühlet Kararı

Mahkemenin verdiği mühlet kararı ile birlikte adi alacaklılar için icra takipleri dururken, rehinli alacaklılar için durum biraz farklıdır. İİK 295. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmiş alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış takiplere devam edilebilir. Ancak mühlet kararı ile bu malların satışı yapılamaz ve muhafaza altına alınamaz.

Etkin Yapılandırma Stratejileri

Rehinli borçların yönetiminde başarılı bir tasdik süreci için şu stratejiler izlenmelidir:

1. Ayrı Müzakere Masası

Konkordato projesi kapsamında rehinli alacaklılarla ayrı ayrı müzakere edilmesi yasal bir zorunluluktur. Bankalarla yapılacak görüşmelerde projenin şeffaflığı ve varlığın değeri üzerinden somut bir ödeme planı sunulmalıdır.

2. Faiz ve Vade Dengesi

Adi borçların aksine, rehinli borçlarda kural olarak faiz işlemeye devam eder. Ancak müzakereler neticesinde faiz oranlarının düşürülmesi veya mühlet sonrasına ertelenmesi yönünde anlaşmalar sağlanabilir. Vade yayılımı, şirketin nakit akışını bozmayacak şekilde kurgulanmalıdır.

3. Varlıkların Değerlemesi

Rehinli malın güncel piyasa değeri ile borç tutarı arasındaki denge iyi analiz edilmelidir. Eğer malın değeri borçtan düşükse, aradaki fark "adi alacak" olarak değerlendirilebilir ki bu da müzakerelerde borçlu lehine bir manevra alanı sağlar.

Müzakerelerin Önemi

Bankalar, şirketin tasfiyesi yerine yaşamasını ve borcunu belirli bir vadede ödemesini genellikle tercih ederler. Bu noktada profesyonel bir finansal raporlama ve hukuki temsil, bankaların "evet" demesini sağlayan en önemli etkendir.

Kritik Bilgi

Rehinli alacaklılarla anlaşma sağlanamaması durumunda bile, projenin mahkemece tasdiki mümkün olabilir (Çekişmeli Alacaklar Yönetimi). Ancak en sağlıklı yol, finansal kurumlarla uzlaşma kültürünü korumaktır.